Azerbaycanda hırsızlık enfeksiyonu!

Dr.Yəhya Taşdələn

Ankaradakı Lobbi Klubunun sabiq başqanı

Niçin küçeye tökülüp PREZİDENT SARAYININ gabağında insanlık mücadelesi bayrağını kaldırmıyoruz?

Bir ülkede, parlementoda muhalefet temsilcisi yoksa, o ülkede, devlette, hükümette, hele-hele cumhuriyette adalet ve hukuk, insan hakları ve özgürlük yok demektir. Ancak devlet beylik, şahlık, ağalık ve kabile devleti vardır. Bu şartlar altında halkımız hala kış uykusuna dalmış bulunmaktadır. Bu uykudan uyanamıyor, özü çalıp özü oynamaktadır. Dünyanın Azerbaycandaki insanlık dışı olaylardan katiyen haberi bile yoktur. Türkiyede bile hiç bir haber ajansında, medyada ve televizyonlarda Azerbaycandaki hadiselerden ufak bir haber

yoktur. Çünkü oradaki hadiseleri yansıtacak tek bir yetkili bulunmamaktadr.

Toplumumuz adeta PARALİZİ-FELÇ olmuş, dünya ile ilgisi kesilmiş, bitkisel hayata girmiştir. Etrafımızda SURİYE, LİBYA, IRAK, TUNUS, FAS, MISIRDAKİ hürriyet mücadelesini görmüyoruz. Bizler araplardandamı aşağı milletiz? Niçin küçeye tökülüp PREZİDENT SARAYININ gabağında insanlık mücadelesi bayrağını kaldırmıyoruz? Facebookta bir-birimize selam göndermek, hal-hatır sormak dikta rejimi tarafından uyutulduğumuzun göstergesidir.

Hele KARABAĞ İÇİN devamlı ağlaşmaya gerek varmıdır? Bu POLİS VE KORKU DİKTATORYASI Karabağı çoktan yabancı güçlere teslim etmiştir. Onun için devletimizin milli kaynakları yurt dışına kaçırılmakta ve Petesburgta köşkler, Dubaide villalar ve Türkiyede de arazi kapatılmaktadır. Ülkemizde hali-hazırda bir HIRSIZLIK ENFEKSİYONU VARDIR. Bir ülkenin nazırlar kabinetinin büyük bir kısmı ile parlamento mensupları hırsızlık ağı içinde olursa, Allah aşkına, Karabağla kimler uğraşacaktır?

Hırsızlar bir de diyaspora oyunu icat ettiler. Güya dünyadaki vatandaşlarımızı bir çatı altında toplayacaklardı. Bunun içinde NAZIM İBRAHIMOV İSİMLİ bir adam buldular. Bu adam dünyayı turist gibi gezerek dolar milyoneri oldu. Bu adama bir zamanlar Türkiyede uzun müddet sefirlik yapan bir düzenbazla şimdilerde din üzre bir devlet müşaviri arka çıkıyorlardı. Şimdi böyle hırsızların talan ettiği bir ülkede yaşamak, fakir-fukaraya zülüm deyil de, nedir?

Eş, dost, yandaş ve akrabalar sahte cumhuriyet kurmuşlar…

 

Xural” qəzeti,

İl: 9, sayı: 030 (438),07-13 avqust 2011-ci il

 

Əlaqəli məqalələr

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir. Gərəkli sahələr * ilə işarələnmişdir

Back to top button